 |
TÜRK MİLLİ TAKIMI
Önce Jupp Derwall vardı. Ardından ikisi de Derwall'ın
öğrencileri olan Fatih Terim ve Mustafa Denizli geldi. Takımı
dünya kupasına taşıyan isim Şenol Güneş olsa da bu üç ismin, ama
en çok da Jupp Derwall'ın bu günlere gelmemizde payı çok büyük.
Derwall Galatasaray'ın başına geçtiğinde futbolcu transferi
yerine çim antrenman sahaları, altyapı tesisleri istemişti...
Türk Milli Takımı, halen Almanya, Brezilya, İtalya gibi kendi
futbol sistemini oturtmuş değil. Ama bu yolda emin adımlarla
ilerliyor. Önce oynatmamaya yönelik futbol anlayışıyla az da
olsa İtalyanları anımsatıyor ama temelde Alman ekolü yatıyor;
orta sahayı bir an önce ele geçirerek, kanatlardan hücum
organizasyonlarına yönelmek. Hakan Şükür ile birlikte Ada
futboluna özgü uzun toplarla gol arayışı da denenmeye başlandı
ama bir sistem olarak benimsendiği söylenemez.
Türk Milli Takımı'nın kalesini, Avrupa'nın en iyi kalecilerinden
biri sayılan Rüştü'nün koruyor olması bizim için büyük avantaj.
Gruptaki rakiplerimizin hiç birinde bu kalitede bir kaleci yok.
Rüştü, Toldo, Kahn, Barthez gibilerle aynı seviyede olmasa da
turnuvanın kalbur üstü kalecilerinden. Rüştü kalitesinde ikinci
bir kalecimiz olmayışı ise umarız bir handikap yaratmaz.
Genellikle kanatların oldukça ileriye dönük olduğu bir 5 - 3 - 2
varyasyonuyla sahaya dizilen Milli Takım'ın iyi oyunculardan
kurulu bir savunması var. Galatasaraylı Bülent'le Alpay'ın
oluşturacağı orta ikilinin hemen önünde Ogün yer alıyor. Ogün'ün
yaşlanıyor olması, yoğun maç temposunu kaldıramamasına neden
olabilir. Bu durumda Bülent, Ogün'ün yerine çekilip orta ikiliye
Emre Aşık monte edilebilir. Kanatları ise Ümit Davala ve
Abdullah domine ediyor. Abdullah'ın da artık eski Abdullah
olmadığı düşünülünce, Hakan Ünsal, hatta Ali Güneş sol kanat
için iyi alternatifler. Abdullah'ın ileriye çıktığında geri
dönememesi ve sürekli adam kaçırması en büyük handikabı. Sağ
kanatta ise Ümit'in formsuz olduğu günlerde Tayfun'a yer
verilmesi gerekiyor.
Orta alanda Tugay ve Okan'ın yerleri kesin gibi. Tugay, oyun
kurucu görevini üstlenirken Okan, hem ofansta hem de defansta
orta sahayı toparlayan isim olacak. Süratine ve bitmek tükenmek
bilmeyen enerjisine çok ihtiyaç duyacağız kuşkusuz. Üçlü orta
sahanın son ismi ise maça göre Tayfur, Ergün ve Hasan Şaş
arasından seçilecek. Brezilya maçında defans yönü daha ağır
basan Tayfur'un tercih edilmesi beklenirken diğer maçlarda Ergün
ya da Hasan Şaş'a şans verilebilir.
Forvette ise Hakan'ın yanına, son günlerin formda ismi İlhan
Mansız verilebilir. Şili galibiyeti de ikilinin çok da uyumsuz
olmadıklarını gösterdi, ki birlikte oynadıkları ilk maçtı. Ümit
Karan ve Arif'in ise fazla forma şansları yok. Brezilya maçında
iki forvetle oynamak yerine Leverkusenli yıldız Yıldıray Baştürk
Hakan'ın arkasında oynatılabilir. Son günlerde muhteşem oynayan
Yıldıray'ın sürekli ilk on birde yer alması için ise takımla
birlikte daha çok maç yapması gerek.
Türkiye, bulunduğu C grubundan ikinci olarak rahatlıkla çıkacak
gibi. İkinci turdaki muhtemel rakibi Japonya'yı elemesi de
sürpriz olmaz. Ama çeyrek finalde karşılaşma olasılığı oldukça
yüksek olan Arjantin için daha erken.

|
 |
|
 |